You are currently browsing the tag archive for the ‘iş’ tag.

Aşağıdaki yazıyı freelance tasarım işinde iş akış sürecinin nasıl olduğunu soran bir arkadaşa cevaben yazdım. Ekşi Duyuru‘da cereyan eden bu olayı aynen kopyalıyorum.

şimdi istersen frilens, istersen bi şirketin içinde bi taytılın olsun.

şu yolu izlersen hiç aksilik çıkmaz:

1- Müşteri ile ilk uzun görüşmende ne istediğini öğren. Karşındaki dünyanın en uçuk işini en ucuza kapatmaya çalışanlardan değilse, kendisine bir teklif hazırlayacağını söyle. Teklifi göndereceğin tarihi de belirt. Aynı gün içerisinde teklif hazırlayabiliyorsan ya başka müşterin yoktur, ya da herkese aynı şeyi satan bir şarlatansındır. Ama bunu müşterin bilmese ticari açıdan senin için daha iyi olur. O yüzden teklifin tarihi ile bu ilk görüşme tarihi arasında birkaç gün olmasında yarar var. Ancak teklif hazırlamadan fiyatın f’sinden bahsetme. Bu bir kurnazlık değil sonuçta. İşi planlaman önemlidir. Ve işin fiyatı gerçekte teklifi hazırlarken ortaya çıkar. Emek/Zaman/Donanım (Ya da imalat malzemesi) gibi tüm maliyet parametrelerini göz önünde tutmak şart bu sırada. Bunları da bilmeden cart diye fiyat verebilmek sonra fena can acıtabilir.

2- Yapılacakların tümünü ayrıntıları ile anlatan bir teklif hazırla. Aşamaların her birisi içinde olsun teklifin. Eksik bir şey kalmamasına maksimum dikkat et. Teklifinin kurumsal bir tasarıma sahip olmasına dikkat et ama bil ki, en iyi teklif bence RTF formatına sığdırılabilecek olandır. PDF olarak teklif göndermek kurumsal bi şeymiş gibi gözükse de açık kaynakla ilgili bi şeyleri savunuyorsan pek etik olmaz. Varsın tüm ayrıntıları başka bir rakibine daha sorsun, senin en iyisini yapacağına ikna ettiysen bunu önemsemezsin zaten.

3- Teklifini e-mail ile gönderir göndermez telefon açarak yaptığını haber ver. Sonra da çok konuşmadan kapat.

4- Teklifi ilettikten sonraki 2 gün içerisinde müşterin sana dönmezse sen onu ara tekrar. Hala bakmamış olabilir. Baktıysa ve üzerinde düşünüyorsa gene çok konuşmadan kapat. Sonra 2 gün içerisinde bir kez daha ara. Hala üzerinde düşünüyorsa, birlikte düşünmeyi teklif et. Böylece son pürüzleri aşabilirsin. Belki pazarlık yapmak istiyordur. Belki ek bileşenlere ihtiyacı vardır. Bu sırada, evet ya da hayır yanıtını alana dek aramayı sürdür. Araştırmalar satış sürecinde insanların 3. kezden sonra müşteriyi aramadığını ama birçok satışın 4. aramada gerçekleştiğini gösteriyor.

5- Eğer evet yanıtını aldıysan, oturup bir sözleşme hazırla. Bu iş için de avukat bi kankandan destek almaya bak. Yahut, 3 kuruş paraya kıyıp şahane bi sözleşme formatı hazırlat bir hukukçuya. Teklifini bu formata uydur sonra da. Bu senin ve de müşterinin haklarını korumak açısından önemli. Fatura kesmiyor olsan bile sözleşme şart. Bu devirde sözleşmesiz çalışan denyodur ve ben bu denyoluktan vazgeçene dek imanım gevredi. Sözleşmeyi bi şekilde güzel bir tasarımla süsle ve müşterine DOC ya da RTF formatında gönder. Burada PDF hıyarlıktır. Çünkü üzerinde revizyon gerekir çoğu zaman sözleşmelerin.

6- İşi sözleşmede yazan tarihte teslim edersen, ödemelerini de sözleşmede yazan tarihlerde alırsın aslanlar gibi. Başka pürüz çıkarsa onunla da artık mahkemeler ilgilensin. Avukatlar uygun komisyonlara şahane tazminatlar kopartıyor günümüzde. Aklında olsun:)

Ben bu şekilde çalışmaya başladığımdan beri biraz daha rahat yaşıyorum.

Bir de, müşterinin durumuna bi bakmakta da yarar var. Web işi yapanlar için şu listeyi çıkartmış Sayın Mehmet Doğan. (Buradan selam ediyorum kendisine.) Başka sektörlere de uyarlanabilir bu çürük müşteri yazısı.